24 Şubat 2012 Cuma

ADALAR POSTASI-2668: umumi tuvalet kiraya verilecekmiş! iyi de hangisi?...

Büyükada'da...

* * *

ADALAR'da TARİHTE O GÜN:

17 Mart 1914 Salı günlü, Büyükada'da Ayadimitri Kilisesi avlusunda yanmış olan mektebin eski arsası üzerinde yeniden inşasına ruhsat verilmesine dair...


* * *

ADALAR'da BİR GÜN:


Fotoğraf: Twitter, 2012.
[bu güzel fotoğrafın künyesini kaybettik, bulanların...]

* * *


ADALAR'da HAVA DURUMU:

24 Şubat 2012 Cuma
Büyükada'da HAVA DURUMU*
Az bulutlu
2/9ºC
%84-93 nem
Günbatısı, B 14km/sa
Gündoğuşu 06:46... Günbatışı 17:48...


* * *
Cicely Mary Barker, The Box Tree FAiry.


__________________________________________


1- Celal Karaca: "Aklıma geldi aldığım duyumlara göre Elektrik idaresinin olduğu yere bir inşaat yapılacakmış?..."


2- Deniz Toprak: "Elektrik idaresinin olduğu yere yapılacak olan camiyi istiyorum ya da istemiyorum diyebilmenizi yeğlerdim. Yani istiyorum demek için YAPMA gücüne, istemiyorum demek için de YIKMA gücüne sahip olmak gerekmiyor. Eğer öyle olsaydı…"

3- Kaçak Terrace-Lido'ya dair mahkeme kararının 24 Ocak’ta ulaştığı CHP’li Adalar Belediyesi 3 gün daha yıkımı gerçekleştirmezse Belediye hakkında da ceza davası açılabilecek...


4- Can Yücel: "Dilekçeyim masalar odalar arasında, yürek değil, sol yanımda on altı kuruşluk pul, usulsüzüm yolsuzum..."


5- Serap Uzunlar: "Adalar'da kazık çakmayacak olanlar (geçici görevli) gitmeden önce zarar verecek kazıklar da çakamasınlar diye tepki vermeye, şikâyet etmeye, yazmaya, çizmeye devam etmeli…"

6- Şükrü Abanoz: "Terrace-Lido projesi kılıfa sığmıyor!..."

7- Deniz Toprak: "Büyükada’nın göbeğinde, burnumuzun, uzuuuuuunn burnunuzun dibinde, gözümüzün, kör gözünüzün içinde ağaçlar katlediliyor!..."

8- Mürsel Polat: "Temizlik ihalesi yine hüsran!..."

9- Adalar Belediyesi: "Umumi tuvalet, kiraya verilecektir?..."

10- Selin Aygün: "Annemle yine eski resimlere bakarken, annem bu resmin Büyükada'daki Yaldızlı Köşk’ün önünde çekilmiş olduğunu söylediğinde heyecan duydum..."

11- İpek Bozkurt: "AB'nin yüklü miktarda sağladığı destekle Büyükada'da 90 dönümlük alanda organik tarım yapılacakmış!..."

12- Elif Sezgin: "Ada'da hava kopuşlarda demiş miydim?..."

13- Duygu Yazıcıoğlu: "Sevgili Mavi Marmara, Burgazada-Bostancı seferlerinde kullandığın mülteci gemisi şartlarındaki havasız, küçük yolcu motorlarında çok mutluyuz!..."

14- Şehir Bezgini: "Adalar'da zincirleme trafik kazasında ambulans, polis aracı ve çöp kamyonu birbirine girdi. Adalar sakinleri dehşet içinde sokaklara döküldü!..."

15- Ebru Üstüntaş, sözlerini kendisinin yazdığı ve Ali Bakan'ın bestelediği Yadigâr'ın internet ortamında dinleyiciler tarafından ilgi görmesi üzerine bu şarkıyı kliplendirmeye karar verdi ve Büyükada'nın tarihî atmosferi eşliğinde kamera karşısına geçti...

16- Selin Kutucular: "Romantik koyların, gölgeli köşelerin, bahriyelilerin adasından geliyor misafirlerimiz... Ayşe Sarısayın ve Yiğit Bener'i bekliyorum..."

17- Yeşim Yemni: "Büyükada: An Hour Away But Worlds Apart..."

18- Hüseyin Belibağlı: "Adalar Sulh Hukuk Mahkemesi Nizam Mahallesi’ndeki 2 bin 533 metrekare arsa üzerine 135 metrekare üzerine inşa edilen 3 katlı evi satışa çıkardı. Tahmini fiyatı 1.010.470 lira olarak belirlenen konutun satışı..."

19- Heybeliada Sutopu Takımı'na başarılar diliyoruz!...


20- Luz Cafe: "Merhaba, Bu haftaki organik ürün listesini ekte bulabilirsiniz. Afiyet olsun..."

21- Ezginin Günlüğü: "Yetişmiyor sana sesim..."




_____________________________________________

From: CELAL KARACA 
Subject: Merhaba 
Date: February 22, 2012 10:45:29 AM GMT+02:00 

Sayın Deniz Toprak, 
Benim soruma verdiğiniz ADALAR POSTASI-2667/2 (22.2.2012)'deki yanıt biraz sert olmuş. Arif [Çağlar] Bey’in anlattığı gibi bir üslupta yazmanızı beklerdim… Çünkü ADALAR POSTASI-2666/1 (20.2.2012)'de özetlemiş ve kendisine teşekkür ederim. 
Sizin yazınıza istemeden de olsa yanıt vermek durumunda kaldım… 
Sizden bir alıntıyla başlamak istiyorum: 
"[...] Yapılan yıkılsın ki bir daha kimse kanunsuzluğa teşebbüs etmesin. Benzerleri çocuklarımızın da karşısına dikilmesin. İzin veren, göz yuman, görmezden gelen, engellemesi gerektiği halde engellemeyen kim varsa, mevkisi, makamı, görevi her ne olursa cezalandırılsın istiyorum. Bir daha teşebbüste bulunamayacağı şekilde suçlular cezalandırılsın istiyorum. [...]” 
Çok güzel yazmışsınız… Çocuklarımızın karşısına dikilmesin diye… Çünkü büyüklerimiz biz çocuklarına bu binaların yapımında izin vermişler… 
Eski resimlerde böyle evler yokmuş. Çocuklarımız o halini bilmelerinde yarar var. Hatta şu an kullandığımız MEYDANı tekrar Deniz'e vermemiz gerek… Çünkü Doğa'yı bozduk… Yanlış mı bu dediklerim?… 
Sizi yanlış anlamadım ise yeni yapılan, görünümü bozan yerlerin eski halinde kalması için YIKILSIN… diyorsunuz… 
Yeni yapılan İskeleler mi? 
Lido ve yanındaki oteller mi? 
Seferoğlu villarını mı? 
Belediye'yi mi? 
KİM YIKACAK?… 
Bunu merak ediyorum… 
Sadece yazmak ve konuşmak belki güzel ama hakikati görün… 
Atı alan Üsküdar’ı geçiyor… 
Sadece bizim gözümüzün beğenmediği, istemediği bina ve binalar dikiyorlar diye yıkılır mı sizce… Hiç sanmıyorum… Dilerim sizin dediğiniz olsun… Bundan mutluluk duyarım ama hiç örneğini görmediğimden yorumu burada bırakmak istiyorum… 
Ben sizlerin mücadelesinden rahatsız olmuyorum. Tam tersine saygı duyuyor ve destekliyorum. Fakat o kadar çok yıkılacak yer var ki Adalarda bunlara hiç kimsenin ömrü yetmez sanırım… Böylece bu yazılarda devam eder durur… 
Ben okumaya devam edeceğim… 
Aklıma geldi aldığım duyumlara göre Elektrik idaresinin olduğu yere bir inşaat yapılacakmış? 
Saygılarımla, 
Celal Karaca

_____________________________________________

From: DENİZ TOPRAK
Subject: Sn. Celal Karaca
Date: February 22, 2012 5:52:08 PM GMT+02:00

Sayın Celal Karaca,
Hiç istemeden de olsa kırılacağınız satırlar varsa önceki yazımda, lütfen kusura bakmayın. Asla sizi kırmak vs gibi bir maksadım yok ve olamaz. Ayrıca sizin düşüncelerinizi eleştiriyor olmam, düşüncelerinize saygı göstermediğim anlamına da gelmez.

Özetle kendi adıma ben diyorum ki; nasılsa yapılıyor, kimse de yıkmıyor, karşı durmaya gerek yok dediğimiz müddetçe, en azından doğruyu savunana destek vermediğimiz sürece bu işlerin sonu gelmeyecek, rantçıların cepleri şişecek, Adalar yaşanmaz hale gelecek.

Koskoca insanların haksızlığa sessiz kalmalarına anlam veremiyor ve kendi adıma öyle davranmamaya çalışıyorum.

Mesela ben sizin “Aklıma geldi aldığım duyumlara göre Elektrik idaresinin olduğu yere bir inşaat yapılacakmış?” demeniz yerine, Elektrik idaresinin olduğu yere yapılacak olan camiyi istiyorum ya da istemiyorum diyebilmenizi yeğlerdim. Yani istiyorum demek için YAPMA gücüne, istemiyorum demek için de YIKMA gücüne sahip olmak gerekmiyor. Eğer öyle olsaydı, KİMİN KİME GÜCÜ YETERSE olurdu…
Yanlışa karşı durmalı ki, en azından tekrar etmesin.
Tabii ki bunların hepsi, BENCE….
Saygıyla…

_____________________________________________

soL, 22.2.2012
soL - Haber Merkezi


http://haber.sol.org.tr/kent-gundemleri/chpli-adalar-belediyesi-hukuksuz-rezidansi-yikmiyor-haberi-51711

CHP'li Adalar Belediyesi 
hukuksuz rezidansı yıkmıyor 




Büyükada’da İnanlar İnşaat ve CHP’li belediye ortaklığıyla büyük bir hukuksuzluğa imza atıldı. SİT alanı üzerine rezidanslar diken şirket, mahkeme kararlarına rağmen inşaatı tamamladı. CHP'li belediye, mahkeme kararlarının ardından 2 gün sonraya kadar yıkması gereken rezidanslar için adım atmadı. 

Adalar’ın tarihi yapısına [kentsel dokusuna] büyük zarar veren İnanlar grubunun SİT alanına yaptığı inşaat mahkeme kararıyla iki ayrı tarihte durdurulsa da CHP’li belediyenin izniyle inşaat sonlandırıldı. Mahkemenin kararının 24 Ocak’ta ulaştığı CHP’li Adalar Belediyesi 3 gün daha yıkımı gerçekleştirmezse Belediye hakkında da ceza davası açılabilecek. 

İnanlar-CHP ortaklığı 
İnanlar grubunun Büyükada’ya yaptığı Terrance-Lido rezidans ve ticaret alanlarıyla ilgili soL’a bilgi veren İstanbul Adaları Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Derneği yetkilileri, 2010 yılı itibariyle koruma kurulunun izni ve CHP’li Adalar Belediye’nin onayıyla projeye başlandığını kaydetti. 

Koruma kanununa aykırı projeye iki kez iptal 
Projenin başlamasının ardından hem bir şahsın hem de İstanbul Adaları Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Derneği’nin iptal davası açtığı projede önce şahsın açtığı davada proje hakkında iptal kararı alındı ancak buna rağmen inşaat tüm hızıyla devam etti. 

Derneğin açtığı dava sonrası bilirkişi raporunda, projenin hem 2863 sayılı koruma kanununa hem de 1/5000’lik plana aykırı olduğu tespiti yer aldı. 

Bu raporun ardından 2 Kasım 2011’de projeye ikinci kez iptal kararı verildi. Bu kararların ardından projenin ruhsatsız oluşu tescillenirken, belediyenin bu konuda proje iptali kararı vermesi gerekiyor. Bu kararın ardından ise binanın yıkılması gerekiyor. 

Kaçak binaya bir de Migros açıldı
Dernek'ten aldığımız bilgiye göre Belediye’nin eline 24 Ocak’ta ulaşan kararın ardından 1 ay içinde proje iptali ve binanın yıkılması gerekiyor. Bir aylık sürenin dolmasına 2 gün gibi kısa bir süre kalırken, Belediye henüz yıkım konusunda bir adım atmadı. Üstelik ruhsatı dahi olmayan binaya geçtiğimiz yıl Migros açıldı ancak daha sonra mühürlendi. 

"Yıktırmamak için mücadele"
Bu arada turizm alanı olarak belirlenen bölge için Belediye 1/5000'lik projede bir değişiklik yaparak, alana konut yapılmasına da olanak sağladı. Konuyla ilgili dernek yöneticileri, "karar geçmişteki uygulamalar için geçerli değil bina 3 gün içinde yıkılmalı," diyor. 

Lido'nun yıllar süren trajedisi
Bugün yıkım konusu olan kaçak bina aslında bu arazinin başına gelen ilk kaçak yapı değil. 1984 yılında kaçak ve ruhsatsız bir bina yapılmasıyla başlayan sancılı süreç 2009 yılına kadar sürmüştü. Yıllar boyunca izinsiz inşaatın varlığını sürdürdüğü adada, ada sakinleri yıllarca bu binanın yıkılmasını talep etmişti. 2009'daki yerel seçim sürecinde Belediye Başkanlığı'na aday olan CHP'li Mustafa Farsakoğlu binayı yıkacağını söylemişti. Verdiği sözü tutan Farsakoğlu yıkım töreninde şu sözleri dile getirmişti: "Daha önce görev yapan belediyeler çeşitli menfaatlerle bu binaları yıkmadı. Adalar’da göz yumulan kaçak yapıların yıkımlarına devam edeceğiz. Burası 1’inci derecede SİT alanı." 

Ancak Farsakoğlu yıkımın ardından Koruma Kurulu ile birlikte buraya yeni bir konut projesi yapılmasına onay vererek, Adalar'da kaçak ve ruhsatsız kalan bir bina süreci daha başlatmış oldu. 


_____________________________________________

From: DENİZ TOPRAK
Subject: usulsüzüm yolsuzum...
Date: February 22, 2012 4:25:31 PM GMT+02:00

usulsüzüm yolsuzum...

Dilekçeyim masalar odalar arasında, yürek değil, sol yanımda on altı kuruşluk pul, usulsüzüm yolsuzum...
Can Yücel
(Saygıyla…)
REZİDANS BİTTİ RUHSAT DAVALIK OLDU


[...] İnanlar İnşaat tarafından Büyükada’ya 20 milyon dolara inşa edilen Terrace Lido’nun ruhsatı, Adalar Belediyesi’ne açılan dava sonrası İdare Mahkemesi tarafından iptal edildi. Adalar Belediyesi Danıştay’a başvurdu [...]

Tekliyor işte çağın çarkına okuyan çark
Ve durdu muydu birgün bu kör, avara kasnak 
Bir zincir yitirenler bir dünya kazanacak…
Can Yücel
(Saygıyla…)

Umarım gözümüzün önündeki hukuksuzluklar, yapanın yanına kalmayacak!


_____________________________________________

From: SERAP UZUNLAR 
Subject: Kazık çakmayacak olanlar, kazık da çakamasın! 
Date: February 22, 2012 6:39:56 PM GMT+02:00 

Kazık çakmayacak olanlar, 
kazık da çakamasın! 

Arif Çağlar’ın ADALAR POSTASI-2666/1 (20.2.2012)'deki açıklayıcı yazısını ben de çok beğendim. Bütün bu yazılar, davalar belki yıkılmasına yetmeyecek, yıkılsa da eskiye döndürmeyecek ama en azından, yapılanların bu kadar tepki aldığının bilinmesi, bundan sonraki yıkıcı yatırımcılar için caydırıcı olur. Hatta kamu hizmeti için Adalar'da geçici olarak görevde bulunanların, bundan sonraki adımlarını atarken ve şimdi verdikleri gibi izinleri verirken belki de bu denli cüretkâr olmamalarını sağlar. Adalar'da kazık çakmayacak olanlar (geçici görevli) gitmeden önce zarar verecek kazıklar da çakamasınlar diye tepki vermeye, şikâyet etmeye, yazmaya, çizmeye devam etmeli… Sonradan gelecek olanlar da hiç değilse bilirler ki; Adalar'da, Adalılar'ın vicdanın kabul etmediği işleri, öyle kapı arkasında görüşüp, minareyi kılıfına uydurup yasal iş yapılıyormuş gibi hareket edemeyecekler.”


_____________________________________________

AdaGazetesi, 21.2.2012
Şükrü Abanoz 


LİDO PROJESİ KILIFA SIĞMIYOR!...


Lido Projesi, Adalar Belediye Başkanı tarafından görevlendirilmiş üyenin de yer aldığı 5 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu tarafından onaylandığı tarihte geçerli olan 1/5000 ölçekli koruma maksatlı nazım imar planına göre ruhsatlandırılmış ve inşaatı gerçekleştirilmiştir. 

Mahkeme tarafından plan notların aykırılıklar taşıması nedeniyle iptal edilen bu ruhsatın, yeni planlara göre yeniden düzenlenmesi demek, çalınan minareye kılıf hazırlamak demektir. Önce turizm alanına rezidans yapılma projesine Koruma Kurulu nezdinde evet diyecek, sonra da yeni yapılan planlarda bu alanın fonksiyonunu korumayarak turizm alanı, konut ve ticaret alanına çevrilecek. Belediye Başkanı olarak buna itiraz etmeyeceksiniz.Vallahi bravo billahi bravo!!!! 

NOSTRADAMUS’UN PAPUCU DAMA ATILDI!!!! 
Proje sahiplerinin öngörüsüne hayran kalmamak mümkün değil. İki yıl önceden yeni planlardaki durumu tahmin etmiş, projeyi buna göre Adalar Belediye Meclis üyesine hazırlatmış, onaylatmış, ruhsat almış, inşaatını bitirmiş, satış yapmış ve insanlar bu binada ikâmet etmeye başlamış!!!! Hayret ki hayret!!!!!!! 

Bu konuyla ilgili Ağustos 2011 ayında meclis üyesi Oktay Altın tarafından verilen, o tarihte yayımladığımız ve halen cevaplanmadığı bilgisini aldığımız soru önergesini de konuyla doğrudan ilgili olması nedeniyle aşağıda tekrar yayımlıyoruz. Takdir Adalıları'ndır... 

01/08/2011 Sedef Adası'ndaki Meclis toplantısı SORU ÖNERGESİ: 
Büyükada öngörünüm alanında, LİDO olarak anılan alanda rezidans niteliğinde bir yapı inşaatı devam etmektedir. Bu alanda yapı inşaat faaliyetleri süresince projeye aykırılıklar ve teknik eksiklikler, izinsiz ağaç sökülmesi gibi gerekçelerle 24 Mart 2011 gün ve 34/24 sayılı, 29 mart 2011 gün 39/24 ve sayılı yapı tatil tutanakları ve ayrıca bir encümen kararı da mevcut olduğu konuyla ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğu bilinmektedir. Buna rağmen mühür fekki yapılarak, inşaat faaliyetleri devam etmiş ve etmektedir. 

Bahsettiğim süreç içerisinde yasal olarak encümen kararı gereğince şimdiye kadar yıkım kararı verilerek, yıkım faaliyetlerinin icra edilmesi gereken bir inşaata, ticari faaliyet gösteren bir market açılmıştır. 

1. Bu marketin ticari faaliyet gösterebilmesi için Adalar Belediyesi'nden çalışma ruhsatı alması gerekmektedir. Bu çalışma ruhsatı verilmiş midir? 
2. Çalışma ruhsatı verildi ise yıkımı gereken bir inşaatta çalışma müsadesi verilmesine kaynaklık edecek isterler kimler tarafından kontrol edilip, uygun görülmüştür? 
3. Ruhsat verilmedi ise faaliyetten men edilerek kapatılması gereken bu marketin çalışmasına neden göz yumulmaktadır? 
4. Fenni şartların eksikliği nedeniyle ortaya çıkabilecek bir kaza vaya felaketin sorumluluğunu kim kabul edecektir? 
5. Adalı vatandaşların yıllardır ruhsatlı olarak faaliyet gösterdikleri ticari işyerleri ile ilgili hassasiyetle ruhsatlandırma yenilemesi yapılan bir dönemde, bu marketin ticari faaliyetlerine bu şartlarda devam etmesini hakkaniyet ilkelerine uygun buluyor musunuz? 

Adalı hemşerilerimiz adına sorduğum soruların Belediye Başkanı tarafından yazılı olarak yanıtlanması maksadıyla önergemin başkanlık makamına havale edilmesini arz ederim. 

Oktay ALTIN

Soru Önergesi:
Sayın Başkan, Sayın Meclis Üyeleri, 
06 12 2010 tarihinde LİDO projesiyle ilgili bir soru önergesini başkanlık makamına havale etmiş ve bu önergemize 03.01.2011 tarihli Sayın Başkan'ın kapak yazısı, Sumru SÜSLÜ’nün metin imzasıyla bir cevap almıştık. Bu cevap yazısının 9. maddesinde LİDO anılan alanda gerçekleştirilen inşaat faaliyetlerine ait Onaylı Projesi'nin 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planları'na aykırılık taşımadığı açıkça ifade edilmektedir. Ağustos 2011 ayında bu konuda verdiğim bir başka önergeye ise ayni imza sahipleri tarafından verilen yazılı yanıtta, LİDO Proje alanının 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planında Öneri Turizm Tesis Alanında kaldığı açıkça ifade edilmektedir. 

Sayın Başkan, 
Soru önergelerime verilen cevaplarınızda yer alan bilgiler göre plan notlarında turizm tesisi yapılması gereken bir alanda konut yapılmasına onay verdiğiniz anlaşılmaktadır. Adalarımıza katma değer yaratacak Turizm Tesisi projesi yerine, rant projesi olan rezidans projesinin gerçekleşmesi yönünde, hangi gerekçelerle Koruma Kurulu nezdinde oy verdiğinizi ve uygulamaya geçirilmesini sağlandığını yazılı olarak tarafıma bildirilmesini, önergemin Başkanlık Makamı'na havale edilmesini arz ederim. 
Oktay Altın

MAHKEME KARARLARI:







_____________________________________________

From: DENİZ TOPRAK
Subject: KÖR GÖZE PARMAK
Date: February 22, 2012 4:11:35 PM GMT+02:00

KÖR GÖZE PARMAK 

Büyükada’nın göbeğinde, burnumuzun, uzuuuuuunn burnunuzun dibinde, gözümüzün, kör gözünüzün içinde ağaçlar KATLEDİLİYOR


Hem de 1-2 tane, 3-5 tane, 20-30 tane değil, YÜZLERCE!… 


SORUYORUM;
Daha başında, taa en başında…
daha LİDO’ya, daha SEFEROĞLU’na bırak kepçeyi, dozeri, daha kazma vurulmamışken…
İnşaatlar, hafriyatlar daha başlamamışken…
Ağaçlar yerli yerindeyken… 
Orman İşletme Şefi, makamında şirket yetkilileriyle görüşürken…
[...] Tesis sahibi olan firma yetkilisi idaremize gelerek [...] 
Yetkili kişi 27 Ocak tarihinde idaremize tekrar gelerek [...]
Yüksel ÖZCAN
Adalar Orman İşletme Şefi

Ağaçlar daha kesilmeden… 

ADALAR POSTASI-2235/2 (25.2.2009)
[...] Röleve listesindeki ağaçların koordinatları belirtilen yerlerde tamamı metal plakalarla numaralandırılmış olarak mevcut oldukları tespit edilmiştir…
Yüksel ÖZCAN
Adalar Orman İşletme Şefi

Ağaçların kesileceğinden Orman İşletme Şefi'nin haberi varken…

Lakin nedense (???) sesini çıkarmayan, sessiz kalmayı uygun bulan (!!!), aslında ağaçlardan sebep Devlet’ten maaş da alan Orman İşletme Şefi Yüksel Özcan’a soruyorum…


Ağaçlar kesilemeseydi, SEFEROĞLU şimdi inşaat çukuru değil hala KORU’ydu.


LİDO ve SEFEROĞLU’ndaki ağaçları korumak ve ağaçları koruyarak daha en başında bu inşaatları belki de başlamadan durdurmak için herhangi bir yazılı onayın ya da itirazın OLDU MU? 


Mesela SEFEROĞLU KORUSU’nun bugün geldiği duruma sebep olan en önemli faktörlerden biri de budur bence. 
Ağaç katline seyirci kalan ADALAR ORMAN İŞLETMESİ… 
Ağaçlar kalsaydı, inşaat olmazdı… 
Oysa Yüksel Özcan, mesela leylekleri, mesela şahsi fotoğraf sergisini, mesela faytonunu defalarca, aylarca, sayfa sayfa anlattı buralarda. Ağaca, asıl sorumluluğun olan ağaca zaman mı kalmadı acaba?


Mesela fayton demişken;

ORMAN FAYTON HİZMET VERMEYE BAŞLADI
Yüksel ÖZCAN



Buyukada' daki motorlu arac trafigini biraz da olsa azaltmak icin, Orman Idaresi bir faytonu 1 Mayis'ta hizmete baslatti. Tek atli birik olan fayton, kisa mesafelerde ve sehir icinde hizmet verecek. Genel koruma hizmetlerinde calisacak.

Ağaçlar için bir tek satır yazmayan Adalar Orman İşletme Şefliğinin kisa mesafelerde ve sehir icinde faytonla verdiği hizmetleri, 
Bir faytonun "Genel koruma hizmetlerinde" nasıl ve nerelerde kullanıldığını Allah Aşkına biri bize anlatsın ya…

Ağaçlar kesilemeseydi, SEFEROĞLU şimdi inşaat çukuru değil hala KORU’ydu.


_____________________________________________

From: MÜRSEL POLAT
Subject:
Date: February 23, 2012 11:55:35 PM GMT+02:00
To: adalar.postasi@gmail.com

Temizlik ihalesi yine hüsran!...


Yine Adalar'a çöplü günler düştü. EYVAH!!!! 


Adalar Belediyesi'nin 2011/123335 sayılı; 01.10.2011-31.12.2013 tarihlerini kapsayan Adalar İlçesi Sınırlarında Katı Atıkların Toplanması, Cadde ve Sokakların El ve Makineyle Süpürülmesi ve Adalar Kıyılarının Karadan ve Denizden Özel Teknelerle Deniz Temizliğinin Yapılması, Toplanan Atıkların Nakledilmesi Hizmet Alımı İşi İhalesi'nin iptal nedeni; diğer-idari şartname, sözleşme tasarısı ve teknik şartnameler arasındaki uyumsuzluğu gidermek için yayınlanan Zeyilname-1 ve Zeyilname-2 nedeniyle, yaklaşık maliyetin yenilenmesi ve düzeltme ilanı yapılması gerekliliği ortaya çıkmış olup, düzeltme ilan süresinin de aşılmış olması idi.

Bu nedenle İdare (Belediye) ihaleyi, Hizmet Alım İhaleleri Uygulama Yönetmeliği'nin 26’ıncı maddesinin gereği 4734 K.İ.K'nun 16’ıncı maddesine göre ihale saatinden önce iptal etmişti.
İptal Tarihi :16.09.2011 

Daha sonra İdare (Belediye) ihale eksiklerini düzenlediğini ifade ederek yeniden 01.11.2011 ve 31.12.2013 dönemini kapsayan Adalar İlçesi Sınırlarında Katı Atıkların Toplanması, Cadde ve Sokakların El ve Makineyle süpürülmesi ve Adalar Kıyılarının Karadan ve Denizden Özel Teknelerle Deniz Temizliğinin Yapılması, Toplanan Atıkların Nakledilmesi Hizmet Alımı İşi İhalesi'ne çıkmıştı. İhale 15.11 2011 tarihinde yapılacaktı. 

ADALAR POSTASI-2622 (20.11.2011): körolası çöpçüler, ihaleyi de süpürmüşler!... :) başlıklı yayınınızda;

Adalar Kent Konseyi Çevre Çalışma Grubu'nun hazırladığı, ihale dokümanlarındaki hataları içeren rapor, 01.11.2011 tarihli Adalar Belediyesi Meclis Toplantısı'nda Yürütme Kurulu üyesi Meclis bağımsız üyesi Bülent Mısırlıoğlu tarafından başkanlık makamına sunumu ve ilgi rapor detayları mevcuttur. Bu rapor neticesinde , İdare (Belediye) ihale saatinden önce 01.11.2011 tarihinde ihaleyi iptal etti. 

Daha sonra İdare (Belediye) bu sefer 16.12.2011 tarihinde, Adalar İlçesi Sınırlarında Katı Atıkların Toplanması, Cadde ve Sokakların El ve Makineyle süpürülmesi ve Adalar Kıyılarının Karadan ve Denizden Özel Teknelerle Deniz Temizliğinin Yapılması, Toplanan Atıkların Nakledilmesi Hizmet Alımı İşi İhalesi'ni yaklaşık 20.000.000.00 TL ile gerçekleştirdi.

Ne mi oldu?

Bu sefer de, şikâyet üzerine Kamu İhale Kurumu tarafından 14.02.2012 tarihinde ihale iptal edildi!


KAMU İHALE KURULU KARARI

Toplantı No: 2012/012

Gündem No: 33

Karar Tarihi: 14.02.2012

Karar No: 2012/UH.I-896

Şikayetçi: Tem-İş Temizlik Hizmetleri Turz. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti., SİYAVUŞPAŞA MAHALLESİ BARBAROS CADDESİ ARAS İŞHANI NO:26 KAT.5 D.5 İSTANBUL

İhaleyi yapan idare: Adalar Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü, Maden Mahallesı Altınordu Caddesı 21 34970 İSTANBUL

Başvuru tarih ve sayısı: 28.12.2011 / 54968

Başvuruya konu ihale: 2011/181664 İhale Kayıt Numaralı "Adalar İlçesi Sınırlarında Katı Atıkların Toplanması, Caddelerin Ve Sokakların Süpürülmesi, Kıyılarının Ve Deniz Kıyı Temizliğinin Yapılması, Atıkların Nakledilmesi İşi" İhalesi

Kurumca Yapılan İnceleme ve Değerlendirme: 08.02.2012tarih ve B.07.6.KİK.0.06.00.00-101.04-.H.[4582].(0262).

2011-103 Esayılı Esas İnceleme Raporunda;
Adalar Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü tarafından 16.12.2011tarihinde açık ihale usulü ile yapılan “Adalar İlçesi Sınırlarında Katı Atıkların Toplanması, Caddelerin ve Sokakların Süpürülmesi, Kıyılarının ve Deniz Kıyı Temizliğinin Yapılması, Atıkların Nakledilmesi İşi” ihalesine ilişkin olarak Tem - İş Temizlik Hizmetleri Turz. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin 12.12.2011tarihinde yaptığı şikâyet başvurusunun, idarenin 15.12.2011tarihli yazısı ile reddi üzerine, başvuru sahibinin 28.12.2011tarih ve 54968sayı ile Kurum kayıtlarına alınan 28.12.2011tarihli dilekçe ile itirazen şikâyet başvurusunda bulunduğu,

İdare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinden;

4734 sayılı Kanunun 54 üncü maddesinin onuncu fıkrasının (a) bendi gereğince, ihalenin iptaline,

Karar verilmesinin uygun olacağı hususlarına yer verilmiştir.

Karar:

Esas İnceleme Raporu ve ekleri incelendi:

İtirazen şikâyet dilekçesinde özetle;

1) İdari şartnamede isteklilerin kendi malı olması öngörülen araçlara ilişkin 7.5.2 inci madde düzenlemesi ile benzer iş olarak kabul edilecek işlere ilişkin 7.6 ncı madde düzenlemesinin mevzuata aykırı olduğu,

2) İhale dokümanında, tıbbi atıkların döküm sahası ve mesafelerinin belirtilmemiş olması ile teknik şartnamenin 14.1 maddesinde yükleniciye yaptırılacağı öngörülen işlerin nevi ve miktarının belirtilmemiş olmasının sağlıklı teklif oluşturulmasını engellediği,

3) Sözleşme tasarısının cezalar ve sözleşmenin feshi başlıklı maddesinde, çeşitli sözleşmeye aykırılık halleri için öngörülen cezaların, parasal tutar olarak belirlenmiş olması ve tekrar sayısının düzenlenmemiş olmasının mevzuata aykırı olduğu,

4) İhale dokümanında araçlara ait giderlerin kim tarafından karşılanacağı hususunun açıkça belirtilmemiş olduğu, bununla birlikte teknik şartnamede düzenlenen akülü araç çalışma programında, Heybeliada ve Burgazada için 306 gün olarak öngörülen çalışma süresi ile bahsi geçen araçların çalıştırılacağı tüm yerler için toplam 6426 olarak öngörülen çalışma süresinin çelişki arz ettiği ve bu hususların sağlıklı teklif oluşturulmasını engellediği,

5) İdari şartnamede 2012-2013 yılları için ulusal bayram ve resmi tatil günlerinin toplam 32,5 olarak belirlendiği ancak sözleşme süresi içindeki ulusal bayram ve resmi tatil günleri toplamının 37 gün olduğu, diğer taraftan ulusal bayram ve resmi tatil günleri ile hafta tatilinde yapılması öngörülen çalışmalar bir arada değerlendirilmek suretiyle birim fiyat teklif cetvelinin oluşturulduğu, bu şekilde yapılan düzenlemenin hafta tatili izni kullandırmadan işçi çalıştırılacağı anlamına geldiği, ayrıca söz konusu hafta tatili çalışmaları fazla mesai teşkil ettiği gerekçesiyle birim fiyat teklif cetvelinde söz konusu fazla çalışmalar için ihdas edilen iş kalemlerine ait miktarlar ile teknik şartnamenin 7 nci maddesinde öngörülen fazla çalışma süreleri arasında uyumsuzluk mevcut olduğu, söz konusu hususların sağlıklı teklif oluşturulmasını engellediği, /İddialarına yer verilmiştir.

Başvuru sahibinin iddialarının değerlendirilmesi sonucunda aşağıdaki hususlar tespit edilmiştir:

Şikâyetçi tarafından başvuru dilekçesi ekinde sunulan imza sirkülerinden birden fazla noter mührü ve yevmiye numarası olması, bununla birlikte söz konusu imza sirkülerinin müstenidat bölümünde yevmiye numarasının yer almaması ve belge üzerinde “aslına uygundur” ibaresi yerine “suret” ibaresinin bulunması nedeniyle, şikayetçi firmanın eski yönetim kurulu başkanı Hüseyin Tüylüoğlu hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan soruşturma açılmış olduğu hususu da göz önünde bulundurularak, bahsi geçen imza sirküleri örneğinin de sahte belge olabileceği ihtimali dikkate alınarak başvuru sahibi firmadan açıklama istenmiş ve başvuru esası yönünden incelenmemiştir.

Şikâyetçi firma tarafından, şikâyet başvuru dilekçesi ekinde sunulan imza sirküleri örneğinin, daha önce 02.11.2011 tarihinde Bakırköy 35 inci Noterliği tarafından düzenlenen imza sirkülerinin aynı Noterliğine ibraz edilmesi üzerine anılan Noterlikçe 30.11.2011 tarihinde örnek çıkarma işlemiyle çoğaltılmış, üzerinde yevmiye numarası, mühür imza bulunan bir örneği olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte, muhtelif tarihlerde, bahsi geçen örneğin ibrazı üzerine yapılan çoğaltma işlemlerine ilişkin yevmiye numarası, mühür ve imzaların, başvuru dilekçesi ekinde sunulan imza sirküleri örneğinin aslına uygunluk tasdiki ile bir ilgisi bulunmadığı anlaşılmıştır. 1512 sayılı Noterlik Kanununun 96, 97 ve 98 inci maddeleri ile Noterlik Kanunu Yönetmeliğinin 95 inci maddesi hükümleri çerçevesinde, yapılan incelemede, ihtilafa konu olan imza sirküleri örneğinde, başvurunun esasının incelenmesini engelleyen esaslı bir şekil aykırılığı bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Bununla birlikte, başvuru sahibi firmanın eski yönetim kurulu başkanı Hüseyin Tüylüoğlu hakkında, firmadaki hisselerini devir tarihinden önce kamu davası açılmış olabileceği ihtimaline binaen, bahse konu ihalede istekli olabilecek sıfatıyla şikâyet başvurusunda bulunma ehliyeti şartlarının oluşup oluşmadığının netleştirilmesi için 09.01.2012 tarih ve 124 sayılı yazı ile İzmir Cumhuriyet Başsavcılığından, anılan şahıs hakkında yürütülen soruşturma neticesinde kamu davası açılıp açılmadığı hususu sorulmuş, 24.01.2012 tarihinde Kuruma ulaşan cevabi yazıda, anılan şahıs hakkında 16.01.2012 tarihi itibariyle halihazırda açılmış kamu davasının mevcut olmadığı bildirilmiştir.

Netice itibariyle, ehliyet ve şekil unsurları açısından herhangi bir eksiklik ya da aykırılık ihtiva etmediği anlaşılan söz konusu itirazen şikâyet başvurusunun, diğer şekil unsurları ve esası yönünden değerlendirilmesi sonucunda aşağıdaki hususlar tespit edilmiştir:

1) Başvuru sahibinin 1 inci iddiasına ilişkin olarak:
4734 sayılı Kamu İhale Kanununun “İdareye şikâyet başvurusu” başlıklı 55 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Şikâyet başvurusu, ihale sürecindeki işlem veya eylemlerin hukuka aykırılığı iddiasıyla bu işlem veya eylemlerin farkına varıldığı veya farkına varılmış olması gereken tarihi izleyen günden itibaren 21 inci maddenin (b) ve (c) bentlerine göre yapılan ihalelerde beş gün, diğer hallerde ise on gün içinde ve sözleşmenin imzalanmasından önce, ihaleyi yapan idareye yapılır. İlanda yer alan hususlara yönelik başvuruların süresi ilk ilan tarihinden, ön yeterlik veya ihale dokümanının ilana yansımayan diğer hükümlerine yönelik başvuruların süresi ise dokümanın satın alındığı tarihte başlar.” hükmü yer almaktadır. Başvuru sahibi tarafından, idari şartnamede isteklilerin kendi malı olması öngörülen araçlara ilişkin 7.5.2 inci madde düzenlemesi ile benzer iş olarak kabul edilecek işlere ilişkin 7.6 ncı madde düzenlemesinin mevzuata aykırılığına ilişkin iddiasının, ihale dokümanının ilana yansıyan düzenlemelerine yönelik olup, ihale ilan tarihini izleyen günden itibaren 10 gün içinde, en geç 28.11.2011 tarihinde şikâyet başvurusuna konu edilmesi gerekirken, bu süre geçirildikten sonra, 12.12.2011 tarihinde idareye şikâyet başvurusunda bulunulduğundan, söz konusu iddiaya ilişkin başvurusunun süre yönünden reddi gerekmektedir.

2) Başvuru sahibinin 2 nci iddiasına ilişkin olarak:
İhaleye ait teknik şartnamenin“Tıbbi Atıkların Toplanması ve Nakli” başlıklı bölümünde; “Tüm adalarda bulunan hastane, sağlık ocağı, klinik vb. yerlerden çıkan tıbbi atıklar Tıbbi Atık Kontrol Yönetmeliği’ne uygun olarak toplanacak, taşınacak, gerekli belgeler düzenlenecek ve hak ediş düzenleme tarihinden önce toplanan atık miktarını içerir çalışma programı ve miktar bilgileri Fen İşleri Müdürlüğüne teslim edilecektir. Araç tüm adalarda hazırlanan program doğrultusunda görev yapacaktır. Yaz sezonunda 1 adet, kış sezonunda 1 adet tıbbi atık aracı yaz kış 15 günde bir 4 saat çalışacaktır.” düzenlemesinin yapıldığı tespit edilmiştir.Başvuru sahibi, söz konusu düzenlemede tıbbi atıkların toplanacağı yerler ile bu atıkların döküleceği sahalar arasındaki mesafenin belirtilmemiş olması nedeniyle, ilgili iş kalemine ilişkin olarak teklif bedelinin oluşturulamadığını ileri sürmektedir. Ancak, ihale dokümanı ekinde isteklilere sunulan birim fiyat teklif cetvelinin “1 adet tıbbi atık aracının yaz-kış çalışma bedeli” iş kalemi için açılan 15 inci satırında, bahsi geçen iş kalemi miktarı 268 saat olarak öngörülmüş, diğer bir deyişle birimi saat üzerinden belirlenmiş mezkur iş kalemi için, motor çalışma saati esasında teklif bedeli oluşturulması istenmiştir. Motor çalışma saati esasında hazırlanacak iş kalemi teklif tutarı, aracın kat edeceği mesafeden bağımsız olarak; akaryakıt, amortisman, bakım-onarım, sigorta vb. olası giderlerin 1 saatlik tutarından oluşmaktadır. Bu hesaplama yönteminde asıl olan, araç motorunun efektif gücü ile özgül yakıt tüketimi değerleri olup, 1 saat içinde kat edilecek mesafenin akaryakıt tüketim miktarının ve dolayısıyla teklif fiyatının belirlenmesinde herhangi bir etkisi bulunmamaktadır.

Diğer taraftan, aynı şartnamenin 14.1 inci maddesinde; “İhale konusu işlerin yapılabilmesi için 12. ve 13. maddelerde yer alan araçların ve personelin çalışma esasları dışında, … Temizlik-Çevre-Eğitim konularında yapılacak çalışmalarda idarenin talebi halinde, yüklenici yeterli sayıda personel ve malzeme (çöp torbası, pankart vb.)ile bu programlarda yer alacaktır. Yüklenici … geri kazanım, atık toplama kampanyaları, vb. talep edilen araç, personel, malzeme için ayrı bir bedel talebinde bulunamaz…” şeklinde yapılan düzenleme ile esasen iş artışı kapsamında yüklenicinin kabul etmesi ve karşılığının yükleniciye ödenmesi kaydıyla yaptırılabilecek birtakım işlerin idarenin tek taraflı beyanıyla ve karşılığı ödenmeksizin gördürülmek istenmesinin, miktar ve niteliği itibariyle net olmayan söz konusu işlerin teklif fiyata dahil edilmesini gerekli kıldığı sonucuna ulaşılmıştır. Dolayısıyla, başvuru sahibinin ikinci iddiası bu yönüyle yerinde bulunmuştur.

3) Başvuru sahibinin 3 üncü iddiasına ilişkin olarak:
İhale dokümanı ekinde isteklilere sunulan sözleşme tasarısının “Cezalar ve sözleşmenin feshi” başlıklı 16 ncı maddesinde, çeşitli olası sözleşmeye aykırılık halleri ortaya konulmuş, bu hallerin ortaya çıkması durumunda yükleniciye uygulanacak yaptırımlar, parasal tutarlar üzerinden belirlenmiştir.Söz konusu sözleşme tasarısı düzenlemesi, Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği eki olan tip idari şartname dipnotunda yer alan “…idarece her bir aykırılık için ayrı ayrı uygulanmak üzere kesilecek ceza miktarı, sözleşme bedelinin % 1’ini geçmemek üzere oran olarak belirtilecektir…” hükmüne aykırılık teşkil etmektedir. Ancak bu aykırılık, tekliflerin hazırlanmasında belirsizliğe yol açabilecek ya da ihaleye katılımı engelleyebilecek bir nitelik arz etmemektedir. Bununla birlikte söz konusu aykırılığın sözleşme tasarısının tamamının değil ama ilgili maddesinin butlanına neden olduğu da açıktır. Zira, 818 sayılı Borçlar Kanununun 20 nci maddesinde; “…Akdin muhtevi olduğu şartlardan bir kısmının butlanı akdi iptal etmeyip, yalnız şart lağvolur. Fakat bunlar olmaksızın akdin yapılmayacağı meczum bulunduğu takdirde, akitler tamamıyla batıl addolunur.” şeklinde yer alan hüküm uyarınca; sözleşmenin esaslı unsurlarına ilişkin olmayan emredici hukuk kurallarına ya da ahlaka aykırılıkların veyahut fiili imkânsızlıkların, sözleşmenin tamamına sirayet etmeksizin yalnızca ilgili şartı hükümsüz kılacağı belli olmaktadır. Buna paralel olarak, sözleşmenin esaslı unsurlarından olmadığı anlaşılan sözleşme tasarısının 16 ncı maddesi, sözleşme tasarısının ‘kısmi butlanına’ yol açacak ve söz konusu cezai şart, sözleşmenin yürütülmesi aşamasında uygulanmayacaktır. Yukarıda yapılan tespitler ve alıntısı yapılan mevzuat düzenlemeleri çerçevesinde, itirazen şikâyet başvurusuna konu olan sözleşme tasarısı düzenlemesi hükümsüz olup, sözleşmenin yürütülmesi aşamasında uygulanmayacağı bununla beraber bahsi geçen aykırılığın ihale sürecinin devam etmesine engel oluşturmadığı, diğer bir ifadeyle ihalenin iptalini gerektirecek türden bir aykırılık olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu itibarla, başvuru sahibinin üçüncü iddiası yerinde bulunmamıştır.

4) Başvuru sahibinin 4 üncü iddiasına ilişkin olarak: 
İhale dokümanında araçlara ait giderlerin kim tarafından karşılanacağı hususunun açıkça belirtilmemiş olduğu, bununla birlikte teknik şartnamede düzenlenen akülü araç çalışma programında, Heybeliada ve Burgazada için 306 gün olarak öngörülen çalışma süresi ile bahsi geçen araçların çalıştırılacağı tüm yerler için toplam 6426 olarak öngörülen çalışma süresinin çelişki arz ettiği ve bu hususların sağlıklı teklif oluşturulmasını engellediği iddia edilmektedir.

İhaleye ait teknik şartnamenin “Hizmetin Yerine Getirilmesi” başlıklı 12.2 nci maddesinde düzenlenen akülü araç yaz dönemi çalışma programı aşağıdaki gibidir: Araç sayısı Çalışma Saati Toplam Çalışma Günü Büyükada 5 7,5 459 Heybeliada 3 7,5 306 Burgazada 3 7,5 306 Kınalıada 3 7,5 459 Toplam 14 6426

Yukarıya aktarılan tabloda, her bir satır için, araç sayısı ile toplam çalışma günü çarpımı sonucu bulunan tutarların toplamı 5508 iken, tablonun toplam satırında bu tutar 6426 olarak belirtilmiştir. İlk bakışta çelişkili olduğu görülen bu düzenlemenin, Heybeliada - Burgazada’da 459’ar gün üzerinden akülü araç çalıştırılacağını öngören teknik şartnamenin muhtelif maddelerinde yapılan diğer düzenlemeleri ile bir arada değerlendirildiğinde, esaslı olmayan saik hatası hükmünde olduğu ve tekliflerin hazırlanmasında belirsizliğe yol açmadığı anlaşılmaktadır. Zira, yukarıdaki tablonun Heybeliada ve Burgazada satırlarındaki ‘Toplam Çalışma Günü’ sütununda yer alan değerler yerine 459 gün değeri ikame edildiğinde, toplam satırındaki 6426 sayısına ulaşılmaktadır.

Bununla birlikte, ihale dokümanında araçlara ait giderlerin; akaryakıt, amortisman, sigorta, bakım-onarım vb. alt maliyet kategorileri esasında sınıflandırılıp, bu alt maliyetlerin karşılanması hususunda idare ve yüklenici arasında bir özgüleme yapılmadığı görülmektedir. Ancak, idari şartnamenin malzeme giderlerine ilişkin 25.3.3 üncü maddesinde; “Yüklenici tarafından temin edilecek tüm makine ve ekipman her türlü gideri yüklenici tarafından karşılanacaktır.” düzenlemesi yapılmış olduğundan, ihale konusu işte kullanılacak araçlara ilişkin olarak tekliflerin oluşturulmasında herhangi bir belirsizlik olmadığı açıkça anlaşılmaktadır.

Bu itibarla, başvuru sahibinin dördüncü iddiası yerinde bulunmamıştır.

5) Başvuru sahibinin 5 inci iddiasına ilişkin olarak:
İhaleye ait idari şartnamenin25.3.1 inci maddesinde, süresi 459 gün olan yaz döneminde; 9 bölge sorumlusu, 2 usta/yağcı, 24 şoför, 8 tekne personeli ve 66 vasıfsız personelin, 17 gün ulusal bayram resmi tatil ve 66 gün hafta tatili (pazar) günlerinde çalıştırılacağı, keza, süresi 545 gün olan kış döneminde; 5 bölge sorumlusu, 2 usta/yağcı, 24 şoför ve 40 vasıfsız personelin 15,5 gün ulusal bayram resmi tatil ve 78 gün hafta tatili (Pazar) günlerinde çalıştırılacağı hususları düzenlenmiştir.

Başvuru sahibi, yaz ve kış dönemi adlandırılan zaman dilimleri içerisinde toplam 37 gün ulusal bayram ve resmi tatil günü olduğunu, ancak idari şartnamenin 25.3.1 inci maddesi düzenlemesinde bu sayının 32,5 olarak düzenlenmiş olmasını, tekliflerin sağlıklı bir şekilde hazırlanmasını engelleyen bir çelişki olarak değerlendirmiştir. Ancak idarenin şartname düzenlemesinde takip ettiği yöntem gereği, ulusal bayram-resmi tatil çalışması ile hafta tatili (pazar günleri) çalışmalarının 2012-2013 yıllarında çakışacağı 4,5 gün, mükerrer hesaplamaya mahal vermemek için, söz konusu yıllar itibariyle toplam 37 gün olduğu tespit edilen ulusal bayram-resmi tatil günleri sayısından düşülmüştür.

İdari şartnamenin yukarıda alıntısı yapılan düzenlemesinde; bölge sorumlusu, çöp toplama işçisi ve şoförlerin belli bir kısmının (yaz döneminde 109 kişi, kış döneminde 71 kişi) hafta tatillerinde çalıştırılacağı öngörülmüştür. Aynı şartnamede haftalık çalışma süresi 45 saat olarak belirlenmiş olduğundan, hafta tatillerinde yapılacak çalışmalar bu kez fazla çalışma olarak adlandırmış ve bu çalışmalar karşılığında birim fiyat teklif cetvelinde birimi “saat” olan; 3, 6, 9, 12, 15 ve 18 sıra nolu fazla çalışma iş kalemleri ihdas edilmiştir.

Öncelikle, 4857 sayılı İş Kanununun 46 ncı maddesi uyarınca, normal çalışma süresi içindeki iş günlerinde çalışmış olmaları koşulu ile yedi günlük bir zaman dilimi içinde kesintisiz en az yirmidört saat dinlenme (hafta tatili) verilmesi zorunluluğunun bahsi geçen düzenlemelerle ihlal edilmiş olduğu söylenmelidir. İdare, iş programını oluştururken, işçilerin kanuni hakkı olan hafta tatili iznini dikkate almalı ve personel sayısı planlamasını buna göre yapmalıdır. Bir an için, izin kullandırılmaksızın hafta tatilinde işçi çalıştırılmasının mümkün olduğu düşünülse bile, yapılması öngörülen fazla çalışmanın, bu defa 4857 sayılı İş Kanununun 41 inci maddesinde fazla çalışma süresi toplamı yıllık üst sınırı olarak hüküm altına alınan 270 saatin üzerinde olması hasebiyle, sözleşmenin yürütülmesine yine imkân vermeyecektir. Bundan başka, teknik şartnamenin 7 nci maddesinde öngörülen diğer fazla mesailer için birim fiyat teklif cetvelinde satır açılmamış olması da mevzuata aykırı bulunmuştur.

Bu itibarla başvuru sahibinin beşinci iddiası yerinde bulunmuştur.

Sonuç olarak, yukarıda mevzuata aykırılığı tespit edilen işlemlerin düzeltici işlemle giderilemeyecek nitelikte işlemler olduğu, bununla birlikte idari şartnamenin ihale konusu işte benzer iş olarak kabul edilecek işlerin belirlendiği 7.6 ncı maddesi, isteklilerin kendi malı olması istenen araçların belirlendiği 7.5.2 nci maddesi ve ihaleyi konsorsiyumlara kapatan 17 inci maddelerinde rekabeti kısıtlayıcı yönde yapılan düzenlemeler ile ihalede tek teklifin bulunması hususu göz önünde bulundurulduğunda ihalede rekabetin ve katılımın daraltılmış olduğu tespit edildiğinden, ihalenin iptali gerekmektedir.

Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanunun 65 inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere;

Anılan Kanunun 54üncü maddesinin onuncu fıkrasının (a) bendi gereğince, ihalenin iptaline,

Oybirliği ile karar verildi.

Kazım ÖZKAN 
Başkan V. 


II. Başkan 


Bahattin IŞIK 
Kurul Üyesi


Hakan GÜNAL 
Kurul Üyesi


Adem KAMALI 
Kurul Üyesi 


Abdullah DÜNDAR 
Kurul Üyesi


Erkan DEMİRTAŞ 
Kurul Üyesi

_____________________________________________

Adalar Belediyesi, 22.2.2012

http://www.adalar.bel.tr/ih_ilan/ihale41.asp

Umumi tuvalet, kiraya verilecektir!

İhale İlanı 

1- İstanbul İli, Adalar İlçesi, Büyükada Nizam Mahallesi, 11 pafta, 3 ada, 2 parsel sayılı, Liman Çıkmazı Sokak 4 kapı nolu, yerde bulunan Başkanlığımıza ait umumi tuvalet vasıflı taşınmazımız yıllık 27.166,66 (yirmiyedibinyüzatmışaltıTL.veatmışaltıKR.)TL. Tahmini bedel üzerinden 2886 Sayılı Devlet İhale Kanununun 51/g Maddesine göre Belediye Encümeni'nce kiraya verilecektir.

2- Geçici teminat alınmayacaktır.

3- Arttırma Adalar Belediye Meclis Salonu'nda 28/02/2012 Salı günü saat 11.00'da Belediye Encümeni huzurunda yapılacaktır.

4- Son başvuru 28/02/2012 Salı günü saat 11.00'e kadardır.

5- Gerekli belgeler:
a)- Dilekçe
b)- Savcılıktan Adli Sicil Kaydı,
c)-Muhtarlıktan İkametgah Belgesi,
d)-Muhtarlıktan Nüfus Sureti,

6- İstekliler yukarıda yazılı belgeleri son müracaat tarihi ve saatine kadar dilekçeleri ekinde Yazı İşleri Müdürlüğü'ne teslim edeceklerdir.

7- İhale Dosyası, Adalar Belediyesi Yazı İşleri Müdürlüğü'nden ücretsiz görülebilir.


umumi tuvalet 
kiraya verilecekmiş!
iyi de hangisi?

g(öze) mugayyir...

içine ettiğimiz adalar!...
)O(
Büyükada'da Hıntıryan Köşkü bahçesi, 5.11.2011.



_______________________________

From: SELİN AYGÜN 
Subject:
Date: February 24, 2012 11:35:26 AM GMT+02:00
To: adalar.postasi@gmail.com



Geçtiğimiz günlerde ADALAR POSTASI-2648/15 (28.1.2012) ve ADALAR POSTASI-2655/4 (6.2.2012)'de Yaldızlı Köşk’ten bahsedilmişti. Merak edip internette bakmıştım ama açıkçası yeterli bilgiye ulaşamamıştım.


Annemle yine eski resimlere bakarken, annem bu resmin Yaldızlı Köşk’ün önünde çekilmiş olduğunu söylediğinde heyecan duydum. Resimdeki küçük kız anneannem Leman Atalay, yanındaki de annesi Pakize Meryem Atalay. Anneannem 1920 doğumlu olduğuna göre, bu resim 1924-1925 yıllarına ait olsa gerek…




Kuşlar Âlemi'nden... 


_______________________________

Twitter, 24.2.2012 15:17 
 ipek bozkurt ♕ ‏ 
@ipekbozkurt

Büyükada'da 
90 dönümlük alanda 
organik tarım!...

AB'nin yüklü miktarda sağladığı destekle Büyükada'da 90 dönümlük alanda organik tarım yapılacakmış. Düşünceli AB. Cici AB.

_______________________________

Twitter, 23.2.2012 18:10
Elif Sezgin
@ecif

Ada'da hava kopuşlarda demiş miydim?
@ Heybeliada http://instagr.am/p/HWrgcukGEb



_______________________________

Twitter, 23.2.2012 14:49
duygu yazıcıoğlu ‏
@duyguyazicioglu

Çok mutluyuz!...

Sevgili Mavi Marmara,
Burgazada-Bostancı seferlerinde kullandığın mülteci gemisi şartlarındaki havasız, küçük yolcu motorlarında çok mutluyuz!...


_______________________________

Twitter, 24.2.2012 4:34
Geçmişten biri ‏
@sehirbezgini

Adalar'da zincirleme trafik kazası!...

Adalar'da zincirleme trafik kazasında ambulans, polis aracı ve çöp kamyonu birbirine girdi. Adalar sakinleri dehşet içinde sokaklara döküldü!...


_______________________________

Haberler, 23.2.2012 


Ebru Üstüntaş'dan 
müzikseverlere "Yadigâr" 


Tiyatro Oyuncusu Ebru Üstüntaş, "Türbülans" ismini verdiği ilk kariyer albümünün üçüncü video klibini "Yadigar" isimli duygusal şarkısına çekti. 

Uzun süredir her Cuma günü Beyoğlu Hayal Kahvesi'nde sahne alıp müzikseverlerle buluşan, bir yandan da tiyatro ve müzik çalışmalarına devam eden sanatçı Ebru Üstüntaş, sözlerini kendisinin yazdığı ve Ali Bakan'ın bestelediği Yadigâr'ın internet ortamında dinleyiciler tarafından ilgi görmesi üzerine bu şarkıyı kliplendirmeye karar verdi ve Büyükada'nın tarihî atmosferi eşliğinde kamera karşısına geçti. Yönetmen koltuğunda Kenan Bahadır Derre'nin oturduğu video klibin görüntü yönetmenliğini Burak Barutcu, kurgusunu ise Serdar Börcan gerçekleştirdi. Günün ilk ışıklarında ve soğuk hava koşullarında çekilen klipte Ebru Üstüntaş zaman zaman zor anlar yaşadı. Birkaç defa düşme tehlikesi atlatan sanatçı set ekibini korkutsa da tüm olumsuz koşullara rağmen çekimleri başarıyla tamamladı. Klipte 15 kişilik bir ekip dondurucu soğuğa aldırış etmeksizin yaklaşık 16 saat çalıştı ve çekim tamamlandı. Çekimler süresince tüm aksiliklere rağmen gülümseyen sanatçıyı fotoğraf sanatçısı Hakan Yüksel fotoğrafladı. Önümüzdeki günlerden itibaren müzik kanallarında izleyicilerle buluşacak video klip dinleyicilerden tam not alacak ve bir hayli dikkat çekecek gibi görünüyor.


_______________________________

TRT
Büyükada Sofraları-11 
Selin Kutucular 

Bu hafta romantik koyların, gölgeli köşelerin, bahriyelilerin adasından geliyor misafirlerimiz...
Ayşe Sarısayın ve Yiğit Bener'i bekliyorum...




_______________________________

The Guide Istanbul, 12.6.2011
Yeşim Yemni

Büyükada: An Hour Away But Worlds Apart 


While Istanbul’s energy can often be invigorating, the hustle and bustle of the city can also become a bit much at times. We’ve all been faced with that moment when you are dying for a break from the traffic, noise, and chaos of the city. Luckily, you can take a city-break in Istanbul without actually having to leave the city. Just a short ferry ride from hectic, manic Istanbul you’ll find the Princes’ Islands, where you feel like you’ve entered not just another town, but another world. 

An archipelago of nine islands on the Marmara Sea just 20km from Istanbul, the Princes’ Islands, known simply as Adalar in Turkish, have long been a popular vacation destination. However, the islands are also known for somewhat more sinister reasons. Dating back to Byzantine times, unruly princes, deposed monarchs, and others who had become vexing for the royal family were exiled to the islands, a tradition that was continued under the Ottoman Empire. This is how the islands got their name. Over time, the islands lost this unsavory reputation and in the 19th century became a popular summer resort for the city’s large Greek, Jewish, and Armenian communities, many of whom continue to summer here today. It was during this period that many of the islands’ lavish villas and mansions were built. 

The largest of the Princes’ Islands is Büyükada, which means “the big island” in Turkish. Büyükada has been home to a great many famous residences over the centuries. A number of Byzantine empresses were exiled to the island’s convent, including Irene, (mother of Constantine), Theophano, and Zoe. Following his deportation from the Soviet Union, Leon Trotsky spent years in exile on the island. One of the leaders of the Russian 1917 October Revolution, Trotsky was removed from power following his split with Lenin. From 1922 to 1933, Trotsky lived on Büyükada and wrote the History of the Russian Revolution here, which is somewhat amazing when you consider the 34,000 White Russians who were also living in exile in Istanbul at the same time. 

Other famous residents include the Şakir family, whose many escapades are discussed in the novel A Turkish Tapestry by Shirin Devrim. A family rich with viziers, generals, poets, and playboys, the most famous of this wild bunch is Cevat Şakir, known as the ‘Fisherman of Halicarnassus’. A writer, traveller, and ethnographer, Cevat Şakir is famous for putting the resort town of Bodrum on the map. After being exiled to what was then just a fishing and sponge-diving village, Cevat fell under Bodrum’s spell and is credited with bringing the town to the attention of the Turkish intelligentsia, which eventually led to it becoming a major tourist destination. 

Today, Büyükada remains a popular destination, both with day trippers and those who are lucky enough to summer here. A trip out to the islands involves a ferry or sea bus ride, which can be a joy in itself. As you sail through the azure waters, you can enjoy a cup of tea as you watch the city’s dramatic skyline fade into the distance. Docking at Büyükada, you will immediately notice the beautiful Iskele (pier), with its octagonal passenger hall ornately decorated with Kütahya tiles. Built in 1914, the pier was used as the island’s first movie hall in the early 1950s. /Past the pier, the town’s main waterfront is lined with cafés and fish restaurants, all vying for your attention. Just past this strip towards the island’s center, you will see the Splendid Palace Hotel. A three-story building with red shutters and topped with twin metallic domes, this building was originally a hospital for soldiers wounded in the Crimean War and retains a faded elegance of a bygone era. 

Soon you will reach the clock tower in the center of the town square, which will lead you to fayton square, essentially the city’s main taxi station. One of the most peaceful things about Büyükada is the fact that there are no cars on the island. Instead of cars, the main form of transportation on the islands is with bicycles and the ubiquitous horse-drawn carriages, known as fayton in Turkish. From here you can arrange for a fayton tour of the island, which is very enjoyable, particularly with children. However, if you feel up for it, we recommend a walking tour, or even cycling (bicycles are available for rent). 

Exploring by foot is an excellent way to take in the architectural richness and diversity of the island. There are a great many summer homes here, and while some are new and simply functional, there are also many beautiful old wooden houses with such elaborate decorations, they look like sumptuous wedding cakes. Some of these gingerbread-like houses are very well preserved, while others have sadly been neglected and are crumbling at the edges. Büyükada is also home to some 14 holy buildings, including several churches, mosques and one synagogue. The most famous of these is the Greek Orthodox Aya Yorgi (Saint George) Church and Monastery dating back to the sixth century. The trip up to Aya Yorgi is one of the most popular and enjoyable activities on the island, whether by food, bike or fayton. 

Walking through the wooded path through the windy pine trees, the island’s otherworldly charm quickly engulfs you. You will even see many stray horses roaming through the woods, idly grazing on wild grass. Part way up the very steep climb, you can spot a large abandoned building up on the opposite summit. The island has two peaks, one of which is called Hristo, and on this sits a massive wooden structure, supposedly the largest in Europe and one of the biggest in the world. Originally designed to be a hotel and casino, the Sultan denied permission for this usage, and the building eventually came to be a Greek orphanage. As Istanbul’s Greek residents dwindled, it was decided that there was no longer any need for an orphanage. The building was closed down in 1964, and is now in a state of decay. Rumor has it that the building will soon undergo a major renovation and be transformed into a boutique hotel. 

Further up the path towards the monastery, you will notice that there are many ribbons tied to the branches of trees and shrubs, representing wishes made by passersby, often women hoping for a child as the monastery is strongly associated with fertility. In fact, on April 23 and September 23, thousands of worshippers makes the trip barefoot up to Aya Yorgi, and while this is a primarily Christian tradition, many Turks and visitors of all faiths make this pilgrimage. Inside the church, there is a glass box where you can write and deposit your prayers to Saint George, as many people of all religions believe that Saint George performed miracles. 

Once you’ve visited the church and made a wish with either a candle or in the prayer box, you can enjoy a break at the café next door. There is a small but very tasty menu that includes grilled meats and basic Turkish meze, as well as wine made by the monks themselves. This is the perfect place to reward yourself with a well-deserved rest after making the trek up the hill and also to take in the stunning views of the water and Sedef island below. In the distance, you can also see the urban sprawl of Istanbul, which comes as a bit of a jolt to the system, given how far you feel from the world of crowds of people and honking cars. 

Walking back down, it is nice to take one of the routes taken by the faytons. The shorter route (küçük tur) passes the most elegant houses and monasteries, while the longer route (büyük tur) will take you to the far end of the island through a coastal road that winds through the forest and overlooks the many bays and beautiful coastline. Once you have made it back into the town you can take a wander through the various small shops. The best way to end the day is with a meal at one of the seafood restaurants that line the waterfront, as Büyükada is an excellent place to enjoy seafood. We recommend Ali Baba, where you can enjoy a range of classic Turkish mezes and perfectly grilled catch of the day, /As the sun starts to set and you make your way back to the ferries, it can feel hard to believe that so much history and beauty can fit onto one tiny island. While its heyday may be behind it, Büyükada still makes for a magical break away from the city. 

Read More: Büyükada: An Hour Away But Worlds Apart from The Guide Istanbul http://www.theguideistanbul.com/articles/lifestyle/weekend-getaways/buyukada-an-hour-away-but-worlds-apart-188.html#ixzz1nIBqsTgD


_______________________________

Emlak Kulisi, 24.2.2012 
Hüseyin Belibağlı


Adalar’da satılık 3 katlı bahçeli konut! 

1 milyon 10 bin TL’ye! 


Adalar Sulh Hukuk Mahkemesi Nizam Mahallesi’ndeki 2 bin 533 metrekare arsa üzerine 135 metrekare üzerine inşa edilen 3 katlı evi satışa çıkardı 

Tahmini fiyatı 1.010.470 lira olarak belirlenen konutun satışı Adalar Adliyesi Satış Memurluğu’nda (İcra Müdürlüğü odası) açık arttırma suretiyle 06/04/2012 Cuma Günü saat: 14.00’te gerçekleştirilecek. 

Detaylar şöyle: 

T.C. ADALAR (SULH HUKUK MAH.) SATIŞ MEMURLUĞU 
TAŞINMAZIN AÇIK ARTIRMA İLANI

2011/7 SATIŞ 

1- TAŞINMAZIN TAPU KAYDI: Adalar Tapu Sicil Müdürlüğünün 05/12/2012 gün ve 2035 sayılı yazılarında, Adalar, Nizam mah. 191 ada 54 pafta 4 parsel sayılı yerdeki 2.533,00 M2 yüzölçümlü Bahçesinde iki kuyu ve bahçevan kulübesi bulunan kagir hanenin 1/3 payının Atilla Güden, 1/3 payının Fatma inci Güden, 1/6 payın Alexander Cengiz Daniel Lang, 1/6 payının Nedim Enis Güden adına kayıtlı olduğu belirtilmiştir. Tapu kaydında "eski eser" beyanı ile Z.Ş.M.V şerhi bulunduğu anlaşılmıştır. 

2- TAŞINMAZIN İMAR DURUMU: Adalar Belediye Başkanlığı imar ve Şehircilik Müdürlüğünün 26/12/2011 gün ve 1559 sayılı yazısında, Adalar, Nizam mah. 191 ada 54 pafta 4 parsel sayılı yerdeki 2.533,00 M2 yüzölçümlü taşınmazın 07.03.2011 tarihli İstanbul V Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarım koruma kurulu tarafından onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planında Rekreasyon ve Eğlence parkı alanında kaldığı, imar uygulamasının 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planlarının onaylanmasından sonra yapılacağı bildirilmiştir. 

3- TAŞINMAZIN HALİ HAZIR DURUMU: Adalar, Nizam mah. 191 ada 54 pafta 4 parsel sayılı yerdeki 2.533,00 M2 yüzölçümlü arsa içerisinde bulunan taşınmazın bodrum kat, zemin kat ve 1 normal kattan ibaret 3 katlı kagir binanın zeminde 135,10 m2 oturmakta olduğu, bahçesinde çok sayıda ağaç bulunduğu, iki kuyu bahçıvan kulübesi kagir müştemilat bulunduğu, taşınmazın çarşı ve iskeleye yakın olmadığı taşınmazda şehir şebeke suyu ve elektriğin mevut olduğu anlaşılmıştır. 

4- DEĞERLENDİRME: Taşınmazın değerlendirilmesinde, mevkii, sağladığı inşaat imkanı, ulaşım, çarşı ve iskeleye mesafesi hali hazır durumu, sair etken durumlar ile belediye Emlak Dairesinde bu semtlere takdir edilen metrekare arsa değerleri parselin büyüklüğü, Bayındırlık Bakanlığının yayınlamış olduğu birim fiyatları göz önünde bulundurularak Adalar, Nizam mah. 191 ada 54 pafta 4 parsel sayılı yerdeki 2.533,00 M2 yüzölçümlü taşınmaz arsa değeri, içerisinde bulunan bina değeri ve bahçesindeki ağaçların değeri ile birlikte bilirkişi raporunda belirtildiği şekilde 1.010.470,00 TL (Birmilyononbindörtyüzyetmiş-lira) bedelle SATIŞA ARZ EDİLECEKTİR. 

SATIŞ GÜNÜ VE SAATİ: BİRİNCİ SATIŞI: 06/04/2012 Cuma Günü saat: 14.00...den.14.10 e kadar, İKİNCİ SATIŞ: 16/04/2012 Pazartesi Günü saat: 14.00...den.14.10 e kadar, Adalar Adliyesi Satış Memurluğunda (İcra Müdürlüğü odası) açık arttırma suretiyle yapılacaktır. 

SAİR BİLGİLER: Daha fazla bilgi isteyenlerin Adalar Satış Memurluğuna Müracaatla satış memurluğunun 2011/7 Satış sayılı dosyasıyla, dosya içerisinde mevcut 08/12/2011 tarihli bilirkişi raporunu ve Adalar Tapu Sicil Müdürlüğünün yazısını incelemeleri gerekmektedir.  

Satış Şartları; 

1- Satış günü yukarıda belirtilen saatler arasında adresinde açık artırma suretiyle yapılacaktır. Bu artırmada tahmin edilen değerin yüzde 60'ını ve rüçhanlı alacaklılar varsa alacakları toplamını ve satış ve paylaştırma giderlerini geçmek şartı ile ihale olunur. Böyle bir bedele alıcı çıkmazsa en çok artıranın taahhüdü saklı kalmak şartıyla günü aynı yer ve saatler arasında ikinci artırmaya çıkarılacaktır. Bu artırmada da rüçhanlı alacaklıların alacakları toplamını, satış ve paylaştırma giderlerini geçmesi ve artırma bedelinin malın tahmin edilen kıymetinin yüzde 40'ını bulması lazımdır. Böyle bir bedelle alıcı çıkmazsa satış talebi düşecektir. 

2- Artırmaya iştirak edeceklerin, tahmin edilen kıymetin yüzde 20'si nispetinde Türk Lirası peşin para veya bu miktar kadar milli bir bankanın teminat mektubunu vermeleri lazımdır. Satış peşin para iledir. Alıcıya istediğinde 10 günü geçmemek üzere mehil verilebilir. Tapu alım harcı, damga vergisi ile % 18 K.D.V. alıcıya aittir. Birikmiş vergiler satış bedelinden ödenir. 

3- İpotek sahibi alacaklılarla diğer ilgililerin (*) bu taşınmaz üzerindeki haklarını hususiyle faiz ve masrafa dair olan iddialarını dayanağı belgeler ile on beş gün içinde memurluğumuza bildirmeleri lazımdır. Aksi takdirde hakları tapu sicili ile sabit olmadıkça paylaştırmadan hariç bırakılacaktır. 

4- Satış bedeli hemen veya verilen mühlet içinde ödenmezse İcra İflas Kanununun 133 üncü maddesi gereğince ihale feshedilir, iki ihale arasındaki farktan ve yüzde 10 faizden alıcı ve kefilleri mesul tutulacak ve hiç bir hükme hacet kalmadan kendilerinden tahsil edilecektir. /5- Şartname, ilan tarihinden itibaren herkesin görebilmesi için dairede açık olup gideri verildiği takdirde isteyen alıcıya bir örneği gönderilebilir. 

6- Satışa iştirak edenlerin şartnameyi görmüş ve münderecatını kabul etmiş sayılacakları, başkaca bilgi almak isteyenlerin yukarıda yazılı dosya numarasıyla memurluğumuza başvurmaları gerekmektedir. 

İş bu ilan tebligat yapılamayan ilgililere tebligat yerine kaim olmak üzere ilan olunur. 16/02/2012 /(*)İlgililer tabirine irtifak hakkı sahipleri de dahildir. (İİKm.126) www.bik.gov.tr (Basın:10728) 

Detaylı bilgi için tıklayın

_______________________________

Galatasaray Spor Kulübü, 23.2.2012

http://www.galatasaray.org/susporlari/sutopu/haber/12616.php

Bu Haftaki Rakibimiz Heybeliada Sutopu 

2011-2012 Deplasmanlı 1. Lig karşılaşmaları devam ediyor. Takımımız geçen hafta oynadığı maçlarda Modaspor'u 31-1, İYİK takımını da 9-6 yenmişti. 26 Şubat 2012 Pazar günü Heybeliada Sutopu Takımı ile ENKA Havuzu'nda karşılaşıyoruz. Maç saat 18.30’da başlayacak. Sporcularımıza ve antrenörümüze başarılar diliyoruz.



ADALAR POSTASI da 
Heybeliada Sutopu Takımı'na başarılar diliyor!...
)O(


______________________________

From: LUZ Cafe luzcafe@hotmail.com
Subject: 26 Subat Organik Ürün listesi
Date: February 23, 2012 8:33:08 AM GMT+02:00
To: buketyege@hotmail.com
Cc: ipekthevenon@gmail.com

Merhaba, Bu haftaki organik ürün listesini ekte bulabilirsiniz.

Afiyet olsun...





ORGANİK SEBZE LİSTESİ 
Organik Sebzeler
Birim Fiyat /Sipariş Miktarı / Tutar
Acur kg - -
Bakla İç kg - -
Bakla Taze kg - -
Bal Kabağı (Dilim) kg 4.25 -
Bamya kg - -
Bezelye kg - -
Bezelye Sultani kg - -
Biber Çarliston kg 10.20 -
Biber Dolmalık kg 10.20 -
Biber Kapya kg 10.20 -
Biber Kıl kg - -
Biber Sivri kg 10.20 -
Börülce kg - -
Brokoli kg 8.50 -
Deniz Börülcesi bağ - -
Domates kg 5.95 -
Domates Kokteyl kg 10.20 -
Domates Salkım kg 10.20 -
Enginar adet - -
Fasülye Taze kg - -
Fasülye Barbunya kg - -
Havuç kg 4.25 -
Kabak Sakız kg 8.50 -
Kabak Girit kg - -
Karnabahar kg 8.50 -
Kereviz kg 5.10 -
Kuşkonmaz kg - -
Lahana Beyaz kg 4.25 -
Lahana Brüksel kg 7.65 -
Lahana Kırmızı kg 4.25 -
Mantar kg - -
Mısır adet - -
Pancar kg 4.25 -
Patates kg 3.40 -
Patlıcan kg - -
Pırasa kg 4.25 -
Salatalık (çengelköy) kg 10.20 -
Salatalık kg 7.65 -
Sarımsak (250 gr) demet 4.25 -
Soğan kg 3.40 -
Turp Beyaz kg 3.40 -
Turp Kırmızı kg 3.40 -
Turp Siyah kg 3.40 -
Turp Yeşil kg 5.10 -
Zencefil (250 gr) kg - -
Toplam 0.00 iler),

ORGANİK MEYVE LİSTESİ 
Organik Meyveler
Birim Fiyat / Sipariş Miktarı / Tutar
Armut kg 7.65 -
Avokado adet 3.40 -
Ayva kg 5.10 -
Böğürtlen kg - -
Ceviz kg - -
Çağla kg - -
Çilek kg - -
Döngel (Muşmula) kg - -
Dut kg - -
Elma Kırmızı kg 5.95 -
Elma Amasya kg 5.95 -
Elma Golden kg 5.95 -
Framboaz kg - -
Greyfurt kg - -
Hünnap kg - -
İğde kg - -
İncir kg - -
Karpuz kg - -
Kavun kg - -
Kayısı kg - -
Kestane kg 11.05 -
Kiraz kg - -
Kivi kg 6.80 -
Limon kg 4.25 -
Malta Eriği kg - -
Mandalina kg 4.25 -
Mavi Yemiş (125 gr) kg - -
Muz Yerli kg 5.95 -
Nar (Hicaz) kg - -
Nar (Devedişi) kg - -
Portakal kg 3.40 -
Şeftali kg - -
Trabzon Hurması kg - -
Üzüm Beyaz kg - -
Üzüm Siyah kg - -
Vişne kg - -
Toplam 0.00

ORGANİK YEŞİLLİK LİSTESİ
Organik Yeşillikler

Birim Fiyat / Sipariş Miktarı / Tutar
Asma Yaprağı kg - -
Biberiye bağ - -
Dereotu bağ 2.13 -
Ebegümeci bağ - -
Fesleğen bağ - -
Gelincik bağ - -
Isırgan Otu bağ - -
Ispanak kg 6.80 -
Karalahana bağ - -
Kıvırcık adet 3.40 -
Kuzukulağı bağ - -
Labada bağ - -
Marul adet 5.10 -
Marul Iceberg adet - -
Maydanoz bağ 1.70 -
Pazı bağ 4.25 -
Radika bağ - -
Reyhan bağ - -
Roka bağ 2.13 -
Semizotu bağ - -
Şevketibostan bağ - -
Taze Nane bağ 2.13 -
Taze Sarimsak bağ - -
Taze Soğan bağ 2.55 -
Tere Su bağ - -
Tere bağ 2.55 -
Turp Otu bağ - -
Toplam 0.00

Toplam Tutar 0.00 TL

Bu liste bir hafta süreyle geçerlidir.

IBAN: TR79 0006 4000 0011 0140 3374 11

PTT Evleri mah. Cami sok. No:9 Sarıyer - İstanbul
Tel: (212) 293 63 74 - Fax: (212) 293 63 50
www.ekolojikimece.com - siparis@ekolojikimece.com


______________________________

Yetişmiyor sana sesim...